29 Haziran 2012 Cuma

akis(ss)


suya akseden ay ışığında
mahmur bir denizin göz kapaklarıyla
ara ara
          oynaşan dalgalar gibi
kıyıya vuran bir aşk
          ulaşılmaz büyülenmekti bizimkisi..

Bir Yere Doğru: Bilinmeyen...


Her anın karanlık noktasında sessizliği bekliyordum ve bu bazen bende duyulmaz bir öfke, kaçınılmaz bir duyguya dönüşüyordu. Nedendir, bil(e)miyorum.
Hayat merdivenlerinden çıktıkça elimle sarmaladığım bütün mazim kayboluyor teker teker. Fotoğraflar uçuşuyor, kara yazılı sayfalar mürekkeplerini döküyor üzerime ve ardımda meçhul bir geçmişin izleri kalıyor, bir ömürden uzak.
Zaman su gibi akıp gidiyor, oysa ne zor bu akıp giden suda bir dala tutunup öylece kalabilmek; zaten sen kalsan bile o hâlâ gidiyor, öyleyse ya tersine yüzeceğim ya da boğulup gideceğim zamanın bu karanlık sularında. Ben böyle düşünürken gözlerim kapanmaya başladı ve ince bir sessizlik düştü içime. Uzaktan bir ses “Gel!” dedi bana. Uzattı elini uzun saçlı, esmer kız ve gittik onunla, ölümü yaşamdan ayıran tahtadan bir asmaya…

27 Haziran 2012 Çarşamba

#bir dünya istiyorum; içinde kurtların ve kuzuların bir arada mutlu yaşadığı..

22 Haziran 2012 Cuma

antolojik lakırtı - III

biliyorum ki; kaybetmekten ve ölümlerinden korktuğum ne varsa, hepsinin bir gün ya kaybolacağı ya da öleceği fikrine kendimi kaptırmam en büyük kırıklığım..

antolojik lakırtı - II

yorulmuştum
ve yeni bir başlangıç lazımdı;
yaşlanıyordum
boş bir ormanda yürüyordum
ayaklarımın altındaki çalıları hissettim..

devrilmiş bir ağacın önünden geçtim;
sonra bana bakan dallarını hissettim..
alışkın olduğum bir yer değildi burası,
hayallerimi kurduğum yer de değildi..

biliyorum,
her şeyin sonu olabileceği bir yerdi,
seçimim;

ama gitmedim, kaldım:
- şimdi sonumu bekliyorum..